İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi
Adres: M. Kemal Atatürk Bulvarı No : 42 35620 Çiğli / İZMİR

Telefon::(232) 376 71 76
Faks::(232) 376 71 00

Harita

Prof. Dr. Cüceoğlu’nu Saygı İle Anıyoruz

Prof. Dr. Cüceoğlu’nu saygı ile anıyoruz
 
Şubat ayında tüm Türkiye’nin ‘sevgiye yönelik farkındalığını’ arttırmak konusunda usulca ve usluca söylemlerinin akışına kendini bıraktığı önemli bir bilim insanını, Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu’nu kaybettik. Cüceloğlu, 2009 ve 2011 yıllarında İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi katılımcıları ve çalışanları ile bir araya gelerek birbirinden değerli bilgiler aktarmıştı. İşte onlardan birkaçına ait satır başları…
 
“Zemin, algılamayı belirler, zemin değişmeden algı değişmez. En önemlisi de, hayatlarımızda hiçbirimiz zeminin farkında değiliz. Algımızın farkındayız, ama o algıyı ortaya çıkaran zeminin farkında değiliz. Farkında olmadığınız şeyi değiştirmezsiniz ve farkında olmadığınız sürece de sizin özgür bir insan olmanız mümkün değildir. Özgür bir insan olabilmeniz için önce algılama özgürlüğüne sahip olmanız lazım.”
 
“Gözlemleyen bilinç üst düzey zemindir. Üst düzey zemine ulaştığın zaman hangi zemine baktığınızın farkındasınızdır. Ben de bunu geliştirmeye çalışıyorum. Öfkeli olduğum zaman bu duygunun nereden geldiğini bulmaya çalışıyorum. Olayların anlamı yok, anlamları biz veririz, olgun insan odur ki verdiği anlamdan sorumluluk alır.”
 
“Benim en çok ilgilendiğim sonuçlar insanların yüzleridir. Varoluşun tarihi vardır yüzlerde ama birçoğumuz bunun farkında bile değiliz. Bu yüzler bir anda size binlerce anlam yükleyebilir. Tek gerekli olan şey anlayan gözlerle bakmayı bilmektir.” 
 
“Sürekli iletişim halinde olan varlıklarız. İki insan birbirinin farkına varınca iletişim kurmamak imkansızdır, ama iletişim olgusunun toplumdan topluma değişkenlik gösterdiği de bir gerçektir. Örneğin tanımadığınız birisine güne güzel başlamak adına ‘günaydın’ dediğinizde terslenir ve bu durumu birkaç kez yaşarsanız, bir daha tanımadığınız kimseye ‘günaydın’ demezsiniz. Sokaktan geçen herkesin birbirine gülümseyerek ‘günaydın’ dediği bir toplumda yetişirseniz, günaydın dediğinizde size cevap vermeyen kişiyi yadırgarsınız. Benim ülkemde kendine özgü sebeplerden dolayı özellikle büyük şehirlerde tanımadığın kişiye selam vermek bilinci insanlarımızda henüz yerleşmemiş durumda ne yazık ki. Halbuki kasaba ve köylerde yaşayanlar, ‘alınan selamı vermek sünnet, verilen selamı almak farzdır’ düşüncesiyle selamlaşır. Amerika’da ise durum tam tersidir. Tanıdık olsun olmasın, insanlar birbirleri ile selamlaşır.”
 
“İnsanın iç dünyası hüzünlü, gösterdiği yüz ise neşeli; ya da iç dünyası neşeli, gösterdiği yüz üzgün olabilir. İnsan yaşamının iki temel doğasından birisi olan sosyal yapının kendine özgü gereksinimleri, toplumsal rolleri vardır. Bir şirketin, ailenin, hastanenin, okulun yapısı içinde farklı toplumsal roller mevcuttur. Bir doktor-hasta, öğretmen- öğrenci, iş sahibi- çalışan arasındaki roller çeşitlendikçe toplum hüviyetini kazanmaya başlar ve birbirine bağımlılık artar. Can ise evrenseldir. Kadın-erkek, yetişkin-çocuk, din-dil-ırk fark etmez. Canın 6 tane evrensel gereksinimi vardır. İletişim başladığında canlar da işin içindedir.  ‘Can’ın hem ait olma, hem de birey olma gereksinimi vardır. Hem ait olmak, hem özgür olmak isteriz. Bir şirkette çalışan yönetici ilişkisi, devlet-vatandaş, anne-evlat ilişkisi bu dengede yatar. Can olarak önemsenmek, kabul edilmek, değerli hissedilmek ve paylaşmak isteriz.”

 

Diğerleri

İAOSB Yerleşim PlanıİAOSB MedyaİAOSB Haber DergisiİAOSB Tanıtım FilmiİAOSB Dosya İndir